Eskrim Bir Sporcuya Neler Kazandırır?

Eskrim, satranç gibi, birkaç hamle sonra ne yapilmasi gerektirdigini düsündürdügü gibi, bunun çok kisa sürede olmasi gerektiginden zamaninda karar verme, dikkat, sürat, dayanma gücü gibi kisisel refleks ve yeteneklerin gelismesine yararli bir spordur.

  • Eskrim fizik ve ussal öncelikleri en iyi şekilde ve en geniş ölçüde geliştirilmesi yönünden herkese sağlık verecek bir spor olarak kabul edilmiştir.
  • Eskrim , yapılmasındaki geniş tekniği ,inceliği ve kasların yerine göre düzenini sağlaması bakımından bir sanat olarak anılmaktadır.

eskrim-kursu

Okumaya devam et

Türkiye’de Eskrim

Türkiye’de eskrim çok eski bir sportif geçmişe sahip olmasına rağmen yeteri kadar tanınmamaktadır. Özellikle cumhuriyet ile beraber federasyonu kurulmuş, olimpiyatlara gönderilen ilk kadın sporcular eskrim branşında yarışmışlardır.  Gelin o zaman eskrimin Türkiye tarihine hep beraber göz atalım

Türkiye’de eskrim ilk olarak 1890’da görüldüysede bu spor dalındaki ilk ciddi çalışmaları Mualim Hüsnü Bey gerçekleştirdi(1901).Mualim Hüsnü Bey’in ilk öğrencileri Fuat(Bakan) , Refik ve Ömer Lütfi beyler oldular.Bu yıllarda ayrıca İstanbul Tepebaşı’ndaki Union française salonu’nda Fransız büyükelçiliği çalışanlarına eskrim dersleri veriliyordu.

 

Mualim Hüsnü Bey’in yetiştirdiği üç genç , ilk karşılaşmalarını Yıldız Sarayı’nda İtalyan eskrimcilerle yaptılar (1903) ve ilk başarılarını kazandılar.Bu karşılaşmaları Sultan Abdülhamit’de seyretti ve Türk sporcularının başarılarından dolayı bir ferman çıkararak eskrimi bütün askeri okullara ders olarak koydurttu. Ardından , karşılaşmalarda en iyi başarıyı elde eden Fuat(Balkan) Bey’i Edirne Harbiye mektebi’ne eskrim öğretmeni olarak atadı(1906).İlk kulüp çalışmaları yine Fuat Bey tarafından Beşiktaş Kulübü’nde gerçekleştirildi(1911). Daha sonra bu spora Fenerbahçe Kulübü de ilgi gösterdi ve Beyaz Rus albay Grodetski’nin antrenörlüğünde çalışmalara başlandı.Bu kulüpten yetişen ilk eskrimciler Sait ve Fevzi beyler oldular(1921).

İlk eskrim federasyonu , Türkiye İdman cemiyetleri ittifakı ile birlikte kuruldu ve federasyon başkanlığına Fuat bey getirildi (1923).Çalışmalarını sistemli bir şekilde yürüten federasyon , bir yıl sonra milli takımı kurup 1924 Paris Olimpiyatları’na katıldı.Türk eskrim milli takımı bundan sonra 1928 Amsterdam Olimpiyatları’na da katıldı. Robert Kolej’de öğretmenlik yapan , Çarlık Rusyası’nın eski ünlü eskrimcisi Nadolsky İvanoviç Çarikov milli takım antrenörlüğüne getirildi. Uluslar arası ilk önemli başarı 1931 Atina Balkan Oyunları’nda Enver Balkan’ın şampiyonluğuyla elde edildi. Bu tarihten sonra eskrim sporu bir duraklama dönemine girdi. 1936 Berlin olimpiyatları ise Türk sporu ve eskrimi adına ayrı bir önem taşıdı.Berlin’de eskrimde Suat Fetgeri ve Halet Çambel hanımlar olimpiyatlara katılan ilk Türk Bayan sporcular oldular.

1940’tan sonra Halkevleri’de eskrim sporuna katkıda bulunmak amacıyla faaliyete geçti. Bu faaliyetlerin yanı sıra , aynı dönemde İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık (TED) kulübü’nün kurulmasıyla Türk eskrimi Merih Sezen , Nihat Balkan gibi yeni adlar kazandı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Türk eskrimcileri Londra Olimpiyatları’na katıldılar(1948) fakat başarılı olamadılar.Ancak bu olimpiyatlardan sonra yoğunlaşan uluslararası karşılaşmalar Türk eskrimcilerinin dünya eskrim sporunu daha yakından tanımalarını sağladı. Bu yıllarda TED kulübü’nün düzenlediği uluslararası karşılaşmalar Seyit Mısırlı , Nefi Güven gibi yeni adlar ortayaçıkardı. Özellikle kılıç dalında 15 yıl milli takımın değişmez eskrimcisi Seyit Mısırlı oldu. Mısırlı yaptığı 90 milli karşılaşmanın 52 sini kazanarak önemli bir başarı sağladı.Nefi Güven ise flöre dalında başarı göstererek 1955 Akdeniz Oyunları’nda dünya şampiyonu Fransız Mouyal’i yenme başarısını elde etti.

Türk eskrimcileri en önemli başarılarını Balkan Oyunları’nda sağladılar.I.Balkan eskrim Şampiyonası’nda 1 gümüş 1 bronz II. Balkan eskrim Şampiyonası’nda 2 bronz ve 1971 İzmir Akdeniz Oyunları’nda 1 gümüş kazanılması Türk eskrimi adına başarı oldu.Bundan sonrada Balkan Şampiyonalarında bir çok başarı kazanıldı.

Eskrim Federasyonu’nda uluslar arası , milli , bölge ve aday olmak üzere 375 hakem , 307 antrönör çalışmaktadır. Lisanslı sporcular 1874 kişidir. Eskrim Federasyonuna bağlı olarak 42 kulüp faliyet göstermektedir.

 

Yazı Ozan SARI tarafın derlenmiş ve hazırlanmıştır.

Çankaya Eskrim Ozan SARI 05333152298

Eskrim’in Tarihi

Kılıç ile yapılan ilk sporlara eski Hintliler parma , Yunanlılar perme derlerdi. Eskrim sözcüğü kuzey germen dilindeki skermen ya da scheirmen’den gelir.Başka bir germen kavimi olan iskandinavyalılar sözcüğe skerme derler. Sözcük latin kökenli dillere de escremie biçiminde girmiş , terim Türkler tarafındanda kılıç sporları anlamında kullanılmıştır.

Çin’de İ.Ö. 2000 yıllarında bu sporun yapıldığı bilinir.Eskrim daha sonraları antik Yunan’da hoplomakhos denilen gladyatör öğretmenleri tarafından gymnasion denilen okullarda ders olarak verilirdi.Eskrim’in 1896 yılında ilk yapılan modern olimpiyatlarda yer aldığı bilinir ancak unutulan şudur ki eskrim Antik Yunan’da milattan önce 776 yılında düzenlenen ilk olimpiyatta da yerini almıştır. Roma döneminde de eskrim çok tutulan bir spor ve savaş dalı oldu özellikle kölelerin gladyatör olarak ölümüne savaştığı Colesium’da.

Ortaçağ Avrupasında özellikle şövalyeler (kullandıkları silahlar farklı olsada) için eskrim son derece önemliydi.İyi bir eskrim eğitimi alarak onur ve adalet için kılıçlarını kullanan ve bu değerler uğruna ölen bu asil insanlar , şövalyelerin ve silahşörlerin bu ruhunu eskrimin içine kazımışlar ve eskrimi sıradan bir eğitimden çıkarıp onurlu bir sanat ve yaşam felsefesi haline getirmişlerdir.

Çağdaş eskrimin İspanya’da doğduğu ileri sürülür.Toledo kentinde sağlam ve zarif kılıçlar yapılmaya başlanmış özellikle ateşli silahların kullanılmaya başlamasında sonra, kesici kılıçların yerini ince , uzun , batıcı kılıçlar almıştı.Buna koşut olarak eskrimde de kaba güçten çok beceri , çeviklik ve bilgi önem kazandı.Spor , XVI. yy’da her ülkeden eskrim meraklılarının ustalıklarını arttırmak amacıyla geldikleri İtalya’da gelişti.Eskrimle ilgili ilk kuralları İtalyanlar koydular.Bu döneme eskrim spordan çok düello için başvurulan bir çarpışma arası olmuştu.1588-1608 yılları arasında yalnız Paris’te düellodan 8000 kişinin ölmesi tepkilere yol açtı.

İtalyanlar’ın meçinden (epe) vazgeçilerek daha hafif ve kısa , içi çiçek biçiminde bir düğmeyle örtülü bir kılıç kullanılmaya başlandı.Bu yeni kılıca çiçek(fleur) sözcüğünden türetilen flöre adı Besnard tarafından verildi.Taraflar korumasız olduğundan hamleler son derece dikkatli yapılıyordu. Maske koruma yeleği ve eldiven XVIII. yy’ın sonlarında ortaya çıktı.Bu dönemin bir başka önemide La Boessiere , La Faugere , Gomard büyük ustalar tarafından karşılaşma kurallarının yeniden belirlenmesi oldu. Bazı süvari birliklerinde kullanılan kılıçta önemli bir gelişme görülmezken , epe düello silahı olarak geçerliliğini korudu.

20.yy’ın başlarında eskrim sporunun kuralları kesinleşti.Eskrim 1896’dan başlayarak olimpiyat oyunlarında yer aldı.Bu alanda dünya şampiyonlukları düzenlendi.Rakibin karşısındaki sporcuya yaptığı vuruş yada dürtüş önceleri hakemler tarafından saptanırken , 1934’te epe , 1954’te flöre’de tuşlar elektrikli aygıtlarla saptanmaya başlandı.Kılıç dalında ise bu silahın elektrikli göstergelerle donatılması tüm çabalara rağmen 1980lere kadar gerçekleştirilemedi.

Eskrim günümüzde bütün dünyada yapılan bir spor durumuna gelmekle birlikte bu dalda Avrupalıların üstünlükleri sürmekte genelde epede İtalyanlar flörede Fransızlar kılıçta ise Macarlar başarı sağlamaktadırlar. 1913’te kurulan 100’e yakın ülkenin üye olduğu Ulaslararası eskrim federasyonu çeşitli yaş sınıflarında dünya şampiyonlukları düzenlemektedir.




Eskrim Nedir?

Eskrim, önceden saptanmis kurallara göre, farkli teknik özelliklere sahip, kesici ve delici olmayan FLÖRE, EPE ve KILIÇ olarak isimlendirilen üç silahla yapilan Olimpik bir mücadele sporudur.Geçmişte yapılan düelloların spor haline dönüşmüş şeklidir.Aslına bakarsanız spor olarak kısıtlamak eskrime haksızlık olur, eskrim bir sanattır, bilimdir, yaşam biçimidir.